Çocuklarda Uyku Bozuklukları

Yenidoğan bebekler yaşamın ilk 1 ayında 16-18 saat uyurlar. 1-3 ay arasında bebeklerde infantil kolik denilen gaz sancıları sık olduğundan genelde gece az uyurlar ve sık uyanırlar, gündüz çok uyurlar.3-6 ay arası bebekler genelde gündüz az uyurlar, gece iyi uyurlar. 6-9 ay arası 12 saatlik uykunun yasını güzdüz uyurlar, yarısını gece uyurlar.

Çocuklarda Uyku Bozuklukları

Bu dönemde diş çıkma sürecide başladığından uykusuz gecelerde sıktır.6-9 ay arasında uykusuz gecelere idrar yolu enfeksiyonu, çölyak hastalığı, inek sütü alerjisi gibi hastalıklarda neden olabilir Düzenli bir şekilde uyumaya başlama oranı 9. aydan sonra %90’a çıkar.

1-2 yaş arası ayrılık ansiyetesi sık olduğundan çocuk uykuya dalmada güçlük çeker.

2-3 yaş arası ise gece uykudan uyanma, anne-babayı çağırma, anne-babanın yanına gidip uyuma sıktır. Bırakın yanınıza gelip,sizinle uyusunlar, sizinle uyusunlarki büyüyünce sizi gönülden sevsinler.

UYKU BOZUKLUĞUNUN TANIMI

Eğer bebek ya da çocuk en az 3 aydır; geceleri  5 ya da daha fazla kez uyanıyorsa, uyandığında en az 30 dakika uyanık kalıyor ya da ebeveyninin yatağına gidiyorsa  bu duruma uyku bozukluğu denir.

ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN UYKU BOZUKLUKLARI

-Huzursuz bacak sendromu: Bacaklarda karıncalanma, uyuşma ve çekilme hissi vardır. Hasta yattığında bu histen kurtulmak için sürekli bacaklarını hareket ettirmek zorunda kaldığından uykuya dalamaz. 10-30 saniye aralıkla tekrar. Hastalık diğer bacak ağrılarından, büyüme ağrılarından  istirahatte başlayıp, hareketle geçmesi ile  ayırt edilebilir.

-Uykuda periyodik hareket bozukluğu: Bacaklarda ve kollarda uyku sırasında periyodik olarak tekrar eden aynı tipte hareketler görülür. Genellikle ayak başparmağının gövdeye doğru kıvrılması biçiminde olan hareket görülür. 5-90 saniyelik aralıklarla tekrarlar. Bilinçli bir uyanma olmaz, ancak uyku sık sık bölünür ve derinleşemez. Huzursuz bacak sendromu ve uykuda periyodik hareket bozukluğuna demir eksikliği anemisi ve vitamin eksiklikleri neden olabilir.

-Uykuda diş gıcırdatma: Belirgin diş hasarına sebep olabilir. Hastaların çenelerinde sabahları  ciddi ağrı hissi görülür.

-Uykuyla ilişkili kafa sallanması(Jactatio Capitis): Bu bozukluk uykuda ya da uykudan önce ritmik kafa sallanması ile birlikte tüm bedenin sallanması şeklinde görülür. Normal çocuklarda görülebileceği gibi, zeka geriliği olan çocuklarda daha sık görülür. İnfant ve çocukda REM ve NREM’de başvurma davranışı görülür. Çocuk uykudan uyanır kafasını yastığa ya da yatağa sert bir şekilde vurur. Uykudan önce verilen klonazepam etkilidir.

-Gözü açık uyuma: Bu durum REM uykusu(hafif uyku) bozukluğudur. 1-1.5 saat süren gözleri yarı açık uyuma ve sık göz kapak kırması görülür. Normal bir durumdur ve tedaviye gerek yoktur.

-REM uykusu davranış bozukluğu: Gecenin geç saatlerinde, REM uykusu sırasında ortaya çıkan şiddet hareketleridir. Genellikle erkekler çocuklarda görülür.Çocuk ebeveynine zarar verebilir.

-Gece terörü: 11-12 yaş arasında sıktır. Erkek çocuklarda yaygındır ve genetik nedenlidir. Gece terörü, NREM uykusunun 4. döneminde (rüya görülmeyen, derin uyku) görülür. Gecenin ilk 1/3 bölümünde görülür. Çocukların yaklaşık yüzde 1 ile 6’sında bu bozukluk görülür. Tipik olarak gecede bir kez olur. Çocuk uykuya daldıktan yaklaşık 1, 5-2 saat sonra çığlıklar atmaya, soğuk terlemeye başlar, bunu halüsinasyonlar izler. Ailesini bu sürede tanımaz. Bir kaç dakika sonra nöbet kendiliğinden durur, çocuk uyanır, olanların farkında değildir. Olay dış uyaranlardan ve gündüz yaşanılan olaylardan bağımsızdır. Ergenlik döneminde sona erer. Özellikle frontal lob epilepsisinden ayırmak gerekir. Frontal lob epilepsisinde motor hareketler ön plandadır ve hasta birden uyanmaz. Ayırıcı tanıda gerektiğinde gece boyu yapılan uyku-video kayıtlarından yararlanılır. Klonazepam etkilidir.

-Uyurgezerlik: 5-7 yaş arasında sıktır. NREM(Derin uykunun) uykusunun 4. döneminde olur. Çocukların %15’inde uyurgezerlik görülür. Çocuk uykuda dolaşırken genellikle oda içindeki eşyalara çarpmaz, uyandırıldığında kısa bir konfüzyon(tanıyamama) dönemi olur. İletişim kurma çabalarına karşı tepkisizdir ve büyük bir zorlukla uyandırılabilir. Atak uykuya daldıktan 1,5- 2 saat sonra ortaya çıkar ve 5-20 dakika kadar sürebilir. Özellikle kompleks parsiyel epilepsi ile karışabilir. Uyku bozukluklarının hepsinde, uykunun 4. dönemini kısaltan ilaçlar kullanılabilir. İmipramin ve klonazepam etkilidir. Ömür boyu devam edebilir. Stres, aşırı yorgunluk ya da uykusuzluk, atakları arttırır.

-Kabus bozukluğu: En sık 3 ile 6 yaş arasında görülür. Geceleri arasıra görülme oranı %30-90’dır. Çocukluk çağında kadın/erkek oranı eşittir, ancak erişkin dönemde kadınlarda daha sık görülür. Klinik olarak; çocuklar uykudan uyandıklarında korku/ dehşet içeren canlı rüyaları, çok endişeli olmalarına rağmen detaylı biçimde anlatırlar. Rüyalar diğer uyku evrelerinde de ortaya çıkabilmesine rağmen, kâbuslar tipik olarak REM döneminde özellikle uykunun ikinci döneminde ortaya çıkarlar. Fazik kas seyirmeleri artmış olabilir. Kötü rüyalara benzer rüya içeriği olabilir, ancak uykudan uyanmaya neden olmaz. Kötü rüyalar, kâbuslardan 3-4 kat daha fazladır. Psikiyatrik bozukluklar bu hastalarda daha sıktır. Travma sonrası stres bozukluğu ve anksiyete bozukluğu olanlarda sıktır. Çocukluk ve ergen döneminde cinsel istismar ve madde kötüye kullanımı mutlaka sorgulanmalıdır. Klonazepam tedavide etkilidir.

-Narkolepsi/Katapleksi: Narkolepsi, ani gündüz uyku atakları ile karakterizedir, kataplekside ise kas tonusunun ani kaybı söz konusudur. Her ikiside NREM bozukluğudur ve 10 yaşdan sonra görülür. Kataplekside gülme ve şakalar uyarıcıdır. Aniden tonusunu kaybeden çocukta düşmeler de olabilir. Düşme anında çocuk uyanır ve olayların sonrasını hatırlar. Ayırıcı tanıda epilepsi, özellikle atonik nöbetler düşünülür. Epilepside bilinç tümü ile kapalıdır, ağır yüz yaralanmaları görülebilir. Narkolepsi/katapleksi antiepileptiklerden fayda görmez, uyanık ve uyku EEG'leri normaldir. Ayırıcı tanıda polisomnografilerden yararlanılır. Tedavide modafinil asetamid etkilidir.  Tedavide amfetaminler, metilfenidat, trisiklik antidepresanlar kullanılabilir.

-Patlayan kafa sendromu: Hem uyanıklıktan uykuya geçişte, hem de gece uyanma sırasında, hasta başında ani olarak ortaya çıkan yüksek bir sesten ya da patlama hissinden yakınır. Ağrı yoktur. Atak uykudan ziyade uyanıklıkta ortaya çıkar. Hasta olaydan sonra genellikle korku hissi ile birlikte aniden uyanır. Bazı hastalarda şimşek çakma hissi ya da miyoklonik sıçramalar görülebilir. İlaç tedavisi gerekmez.

-Yenileyici izole uyku paralizisi: Uykunun başlangıcında ya da uykudan uyanma sırasında gövde ve tüm ekstremiteleri hareket ettirmede zorlanma ile karakterizedir. Her atak saniyeler ile birkaç dakika sürer. Başka bir uyku bozukluğu (özellikle narkolepsi), medikal hastalık ya da nörolojik hastalık, ruhsal bozukluk, ilaç kullanımı ya da madde kullanımının bulunmamasıyla bu bozukluğun tanısı konulur. Semptomlar çocukluk çağında ya da adolesan döneminde başlar.Tedaviye gerek yoktur.

-Uyku ile ilşkili dissosiyatif bozukluk: Başlangıç yaşı çocukluk dönemi ile erken erişkinlik dönemdir.REM ve NREM uykusundan uyanırken görülür. Çoğu hastada gündüz de ortaya çıkabilir. Şimdiki/geçmiş öyküde fiziksel/cinsel açıdan kötüye kullanım vardır. Kâbus bozukluğu ile bir ilişki vardır. Bu dönemde çığlık atma, korkma ya da cinsel davranışlar gösterebilirler. Ertesi gün bu davranışı hatırlamazlar. Diğer parasomniler ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Tedavide bilişsel davranışçı tedavi uygulanması önerilmektedir.

-Uyku ile İlişkili İnleme (Catathrenia): Uyku sırasında ortaya çıkan, düzenli olarak inleme ya da ilişkili monoton ses çıkarma öyküsü vardır. REM ve NREM’de görülür. Başlangıç yaşı çocukluk çağı ve erişkin dönemidir. Etiyolojisi bilinmemektedir. İnleme sesi yalnız ekspiryum döneminde ortaya çıkar ve yaklaşık 2 ile 20 saniye arasında sürer. Her gece ortalama birkaç kez inleme ortaya çıkar. Kuvvetle burnundan hava çıkararak sonlanır ve buna kalp hızında azalma eşlik eder. Özgün bir tedavisi yoktur.

-Obstrüktif uyku apne sendromu: Burun ya da ağız solunumunun 10-30 saniye durmasıdır. Ancak diyafram hareketleri devam eder ve hasta nefes alıyormuş gibi görünür. Bu durum teşhisin konmasını zorlaştırır. Gecleyin çok sayıda tekrarlayabilir. Açıklanamayan ölümlerin sebebi olabilir. Solunum durmasıyla ilgili olarak oluşan kardiyovasküler değişiklikler, hipertansiyona sebep olabilir.

-Kleine-Levin sendromu: Ateşli bir hastalığın veya stresli bir dönemin ardından gelir. İlk atak genellikle 10-20 yaşlarında ortaya çıkar. Hastalığın genellikle 10-20 gün süren atak dönemlerinde kişi günde 18 saate kadar uyuyabilir, aşırı bir iştahla yemek yer ve cinsel istekleri artar. Erken başlayan durumlarda 40 yaşından önce kendiliğinden düzelir.

-Nörolojik nedenli uykusuzluklar: Beyin sapının ve beyin çekirdeklerinin dejenerasyonuyla ilgili hastalıklarda, bunama (demans) ve parkinson sendromlarında(infantil parkinsonizm, Segawa hastalığı) ciddi uykusuzluk sorunları görülür. Bu türdeki en önemli hastalık ‘Fatal famiyal insomnia’dır. Hastalık uykuya dalma güçlüğüyle başlar. Hasta birkaç ay veya sene içinde hiç uyuyamaz hale gelir. Ateş, solunum bozuklukları, terleme, çarpıntı ve hipertansiyon gibi belirtiler görülür. Zamanla hastanın yürümesi ve konuşması bozulur. Hasta birkaç yıl içinde ölür.

-Psikiyatrik nedenlere bağlı uykusuzluk: Depresyon, anksiyete, panik bozukluk gibi hastalıklar ve alkol, sigara, metilfenidat, amfetamin, benzodiazepin, barbitürat, antidepresan, adrenerjik ilaçlar, kilo vermek için kullanılan ilaçlar, kanser ilaçları, tiroid ilaçları gibi ilaç ve madde kullanımında da görülür. Bu durumlarda hastanın uykuya dalma süresi uzar ve derin uykuya dalamaz, yüzeysel uyku uyur. Bu nedenle makul bir süre uyusa bile yataktan yorgun kalkar.

-Uykuyla ilişkili epileptik nöbetler: Uyku ve epilepsi arasındaki ilişki karmaşıktır. Özelikle apne, epileptik nöbetleri arttırabilir. Bazen nöbetler(Rölandik epilepsi, oksipital lob epilepsisi, Janz sendromu) sadece uykuda görülebilir.

-Uykuyla ilişkili hastalıklar: Migren ve küme baş ağrısı olan çocuklar uyumakta güçlük çekerler. Yine kronik hastalıktan dolayı kortizon kullanan çocuklarda uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmekte zorluk yaşarlar. Astımı olan çocuklarda 20-30 dakika süren yüzde terleme ve kızarmanın eşlik ettiği öksürük nöbetleri görülür. Gastroözefagial reflüsü olan çocuklar midede yanma, göğüste yaygın bir ağrı, baskı hissi ya da ağızda ekşi bir tat ile uykudan uyanırlar. Ara ara öksürme, boğulma ve belli belirsiz solunum sıkıntısı oluşabilir. Paroksismal noktürnal hemoglobinürisi olan çocuklar sabah saatlerine doğru karın ağrısı ile uyanırlar ve kahverengi-kırmızı idrar yaparlar. Çocuklarda gece altını ıslatma 3-5 yaş arasındaki çocukların %30’unda; 5-12 yaş arası çocukların %10’unda görülür. Bu durumun en sık nedeni hipotalamustaki işeme merkezinin yaşa bağlı işlevsel yetersizliğinden kaynaklanır. Bu merkez olgunlaşır ve bu oran ergenlik döneminden sonra %1’e iner. Gece altını ıslatma aile içi stres, çatışma, idrar yolu enfeksiyonu, şeker hastalığı, küçük kapasiteli mesane, kabızlık, büyük geniz eti ve böbrek hastalıklarındada görülür .

Not: Gariban bir çocuğun başını okşayıp, yanağından makas aldın mı?

İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Nöroloji bilim Dalı

Uzman Doktor Ali Aydın

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kültür Koleji Fen Lisesi Öğrencilerinden Anlamlı Proje Benim Okulum Engelsiz
Kültür Koleji Fen Lisesi Öğrencilerinden Anlamlı Proje Benim Okulum Engelsiz
Muharrem Usta Eleştirileri Hak Ediyor
Muharrem Usta Eleştirileri Hak Ediyor