Advert
Advert

Omurilik Yaralanması ve Felç

Omurilik Yaralanmaları hakkında tüm detayları Ornöram Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Uzm. Fzt. Yakup CEMEL açıklıyor.

Omurilik Yaralanması ve Felç

Omurilik yaralanmaları, omurganın içinde bulunan sinir dokusunun, travma ya da başka nedenlerle oluşan yaralanmaların genel adıdır. Boyun, göğüs ve bel bölgesindeki omurganın içindeki kanal içerisinden geçen sinir dokusuna omurilik denir.

Sağlıklı bir insanda omurilik ve sinirler; kollar bacaklar ve belin arasında sinir iletimi sağlar ve bunun sayesinde hareket edebilir ve hissedebiliriz. Eğer sinir dokusu zarar görürse bu durum duyu,hareket azlığına yada daha kötüsü duyu, hareket kayıplarına neden olabilir. Omurilik yaralanmaları özellikle 16-30 yaşları arasında sık olur ve bu yaştaki hastalar genelin %53.1’ini oluşturur. Sebep olarak sıklıkla trafik kazaları,yüksekten düşmeler ve ateşli silah yaralanmaları öne çıkmaktadır.

Bu yaralanmaları önleme yada kayıpların giderilmesi; ilk yardım hizmetleri, acil tıp müdahaleleri ve rehabilitasyondaki gelişmeler ile paralellik göstermektedir. Motorlu araçlardaki güvenlik tedbirleri; emniyet kemeri takmak, alkol yada ilaç etkisinde araç kullanmamak ve kurallara uymak ile önüne geçilebilir. Düşme riskini azaltıcı tedbirler ise; yüksek yerlere emniyet önlemleri alarak tırmanmak; yürüyüş güzegahı üzerinde ayağımızın takılacağı malzemelerden arındırmak gibi basit önlemler alabiliriz. Havuz, deniz ve spor faaliyetlerinde derinliğini bilmediğimiz yerden atlamamak, spora uygun giyisiler giymek, hasta ve yorgun iken bu aktivitelerden kaçmak gerekir. Ateşli silahlarda güvenlik önlemlerini almalıyız. Namluyu asla herhangi bir kişiye yönlendirmemeliyiz. Evde silah varsa boş ve emniyeti kapalı durumda çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın. Çocukları silahın ne kadar tehlkeli bir alet olduğu konusunda eğitin, tartışmaları şiddet yada silah kullanmadan çözmelerini öğütleyin.  

Dikkat edilmesine rağmen bir kaza anında gerekli ilk yardım müdahalesi acil tıp uzmanları gelene kadar çevredeki kişilerce yapılmalıdır. Ekipler gelene kadar omurga mümkün olduğu kadar sabit ve hareketsiz tutulmalıdır. Gerekli tıbbi müdahaleler yapıldıktan sonra hastada herhangi bir duyu ve/veya hareket kaybı varsa fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecine en kısa sürede başlanmalıdır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda hareketin tekrar entegrasyonu ve komplikasyonların önlenmesi doğrultusunda gerekli fizik tedavi uygulamaları yapılmalıdır. Öncelikle yatak yaraları önlenmesi için hastanın düzenli olarak yatak içi pozisyonu değiştirilmelidir. Eklem hareket kısıtlıklarını önlemek için normal eklem hareket açıklığı egzersizleri yapılmalıdır. Ortostatik hipotansiyonun yani pozisyona bağlı düşük kan basıncının önlenmesi için hastanın hareketli hale gelmesi gereklidir. Bunun için özel yataklar mevcuttur. Diğer yandan sağlam olan eklem ve kasların zayıflamasını önlemek için o kaslara yönelik kuvvetlendirmeler yapılmalıdır. Hastalığın ilerleyen zamanlarında gelişen spastisite yani istemsiz kaslımalar için gerekli fizik tedavi uygulamaları yapılmalıdır. Hastanın seviyesine göre mümkün olan en kısa sürede günlük yaşam hareketlerinde bağımsızlık kazandırılmalıdır. Amaç hareketi kısıtlamak değil harekete hareket katmak olmalıdır.

Bunların doğrultusunda hastalık, hem hasta hem hasta yakınları açısından, sabır ve özveri isteyen bir süreçtir. Bu sebeple hastayı umut tacirlerinin eline bırakmamak lazım. Bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek için uzman hekim ve fizyoterapistler tarafından destek alınması şarttır. Biz OrNöRaM ailesi olarak 20 yılı aşkın bir süredir, hasta odaklı ve etik değerlere bağlı olarak hastalarımıza şifa dağıtmaya devam ediyoruz.  

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Muharrem Usta Eleştirileri Hak Ediyor
Muharrem Usta Eleştirileri Hak Ediyor
Mescid-i Aksa İmamı: ‘’Kudüs’te ezan asla susmayacak”
Mescid-i Aksa İmamı: ‘’Kudüs’te ezan asla susmayacak”