Advert

Sultangazi’de Toz İnsan Sağlığını ve Çevreyi Tehdit Ediyor !

Tüketiciyi Koruma Derneği (TükoDer) Genel Başkan Yardımcısı Aziz Koçal, Sultangazi'de bulunan Taş Ocakları'nın Türkiye'nin sorunu olduğunu belirterek bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Sultangazi’de Toz İnsan Sağlığını ve Çevreyi Tehdit Ediyor !

Tüketiciyi Koruma Derneği (TükoDer) Genel Başkan Yardımcısı Aziz Koçal, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; 

“İlçeden  şubelerimize; tozdan yaşanamadığı tozun çevreyi ve insan sağlığını tehdit ettiği şikayetlerinin gelmesi üzerine,  Sultangazi ilçemize giderek yerinde yaptığımız gözlemler içler acısı. Toz nedeniyle insanlar kapı pencere açamaz olmuş, adeta bu yaz sıcağında evlerine hapis olmuşlardır.

Ev kadınları temizlik yapamaz olmuş , yıkadıkları çamaşırları balkonlarına asamıyorlar. Çocuklar göz hastalıkları ile cebelleşiyorlar, yaşlılar ise astım ve ciğer hastalıkları ile.

Bir tüketici derneği olarak, Tüketicilerin sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı  ile sağlık ve güvenliğin korunması hakkının bir evrensel tüketici hakkı olması nedeniyle konuyu irdeleyip kamuoyu ile paylaşmak ve yetkililerin bir an önce gerekli tedbirleri alması için yasal haklarımızı kullanmamız ve tüketicilerin bilinçlenmesini  sağlamak ve haklarının korunması yönünde de mücadele etmemiz gerektiği gerçeğinden hareketle belirtmek isterizki;         

*5 Temmuz 1986 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen evrensel Tüketici haklarından biri “SAĞLIKLI ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI”, bir diğeri ise “ SAĞLIK VE GÜVENLİĞİN KORUNMASI HAKKI”DIR.           

Türkiye bunun altına imza atarak bu evrensel tüketici haklarını kabul etmiştir.

Yine 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amacı; “kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak…” diye açıklanmıştır.
           
Sultangazi ilçemize baktığımızda tüketicilerin bu iki hakkının da ortadan kalktığını görüyoruz. Burada taş rezervi var diyerek her yere taş ocağı açılamaz, Toplumsal maliyetler dikkate alınmalı, İnsan sağlığına tarıma, hayvancılığına ve en önemlisi orada insan dahil yaşayanlara ne tür zarar vereceği iyi hesaplanmalıdır. Taş ocaklarından elde edilecek yarar toplumsal maliyeti geçen bir faaliyet ise yapılmaması gerekir. Bunun örneklerini Avrupa da görüyoruz, bir atölye dahi açılırken toplumsal maliyet hesaplanarak, insanlara ne vereceği ne götüreceği hesabı yapılır. Toplumsal maliyet açısından getirisi az götürü sü fazla ise yapılamaz. Ama Sultangazi’de tersi yapılmış, toplumsal maliyet dikkate alınmamış taşocaklarından sağlanacak rant dikkate alınmış.                     

Taş ocakları; ormanlar ve su üretim alanları dışında yerleşim alanlarının uzağında ve ağaçlandırılmayacak olan kayalık arazide açılması gerektiği bilimsel bir gerçektir. Sultangazide tam tersi uygulamayı görüyoruz.

En önemli sorun TOZ ETKİSİ      

Taş ocakları tozu önlemek veya bastırmak için torba filtreler ve ıslatma yöntemleri kullanmaları gerekirken, taşın kalitesinin düşürdüğü gerekçesi ile maliyetli olması nedeniyle sulu sistem (ıslatma) kullanılmadığı gibi maliyetler dikkate alınarak filtreleme sistemi de çalıştırılmamaktadır. Yine sultangazide taş ocaklarında bunların uygulanmadığı tespitleri vardır. Ocaklara girmek yasak olduğundan havaya gönderdikleri tozdan bunların hiçbirini uygulamadıkları kolayca anlaşılmaktadır.            

Toz yerleşim alanlarında taş ocağı ile ilgili hiçbir bağı olmayan insanlarımızın sağlığını olumsuz etkilemektedir. İnsanlarda görülmeye başlanan; astım ve ciğer hastalıklarının yanı sıra çeşitli cilt hastalıkları ve  yeni doğan bebeklerde gözlerde kızarmalar oluşması gibi bazı başta gelen hastalıklar dır. Toz aynı zamanda bitki yapraklarını kaplayarak solunumu ve fotosentezi engellemekte çiçeklenme döneminde döllenmeyi önlemekte ve meyve oluşumu azaltmaktadır.    

Diğer bir sorun GÜRÜLTÜ

Taş ocağı ve kullanılan araçların çıkardığı gürültü orada çalışanlar için sağırlık yaratabilmektedir. Taş ocaklarının yerleşim alanları yakınında açılması ve işletilmesi konu ile hiç ilgisi olmayan insanların da gürültüden zarar görmelerine sebep olmaktadır. Taş ocaklarından yapılan patlatmaları deprem etkisi yaptığı ve bölgede yaşayan insanlarda deprem korkusu oluşturduğu açıktır.  

SORUN SADECE SULTANGAZİ SORUNU DEĞİLDİR.

Maden ocakları sorunu Türkiye’nin sorunudur. Nerede açılmış ise o bölgede hep sorun olmuştur. Bunun nedeni ise toplumsal fayda yerine rantsal faydanın ön plana çıkmasıdır.

Sultangazi’de  yaşanan toz sorunu ve buna bağlı çevre ve insan sağlığı sorunu aynı zamanda komşu ilçelerin ve İstanbul’un sorunudur. Çünkü o tozlar, rüzgar etkisi ile İstanbul’un geneline yayılmakta yağmur vasıtası ile bitki ormanlık alanlar ve içme sularına karışmaktadır. Bu gerçekten hareketle sultangazi sorunu İstanbul halkının sorunudur ve duyarlı olmak zorundayız.    

Yetkililerden acilen sultangazi ilçemizde yaşanan insan sağlığı ve çevre yi tehdit eden toz sorununa ve dolayısı ile buna meydan veren taş ocakları sorununa acilen çözüm bulmalarını beklemekteyiz. Bu bekleyiş yıllardır sürmektedir, ancak toplumsal hassasiyetlerin had safhaya ulaştığı bu dönemde bu sorunla ilgilenmek elzem hale gelmiştir.

Anlamadığımız yada anlam veremediğimiz diğer bir sorun ise HALK EKMEK fabrikasının o toz bulutlarının içerisinde taş ocaklarının hemen yanı başında olmasıdır. Büyükşehir belediyesi halkın sağlığını da korumakla mükelleftir. Bu ekmekler ne kadar sağlıklıdır. YOKSA TOZ SAĞLIĞA YARARLIDA BİZMİ BİLMİYORUZ.       

Kısacası Sultangazi halkı tozdan ölmek istemediği gibi taş ocaklarının kapatılmasını talep ediyor. Eğer taş ocakları halkın sağlığını gerçekten tehdit ediyor ise;  belediye başkanları halkın oyları ile iktidara gelmektedirler, milletvekilleri halkın oyları ile seçilmektedirler. Dolayısı ile gerek belediye başkanları gerekse milletvekilleri taş ocakları yerine, halkı düşünerek hareket edip, insan ve çevre sağlığını tehdit eden unsurlara gerekli tedbirleri uygulayarak gereğini yapması gerekir. Bunun arkasında taş ocağını kapatmak olsa da.

Bu konu üzerine duyarlılığımız devam etmektedir, edecektir. Gerek hukukçu gerekse çevre mühendisleri üyelerimiz konuyu incelemektedirler, sonucu göre gerekli mücadelemiz yasal zeminde sürecektir.”

Basına ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.     

Tüketiciyi Koruma Derneği (Tükoder)         
Genel Başkan Yardımcısı ve  Bağcılar Şube başkanı
                        Aziz Koçal

 Derneğimiz;  Bakanlar Kurulu’nun 13.03.1998 tarih, 10804 sayılı kararıyla “ Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsündedir

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Muharrem Usta Eleştirileri Hak Ediyor
Muharrem Usta Eleştirileri Hak Ediyor
Mescid-i Aksa İmamı: ‘’Kudüs’te ezan asla susmayacak”
Mescid-i Aksa İmamı: ‘’Kudüs’te ezan asla susmayacak”