Advert
Advert
Advert
Gıybet Çok Tehlikeli Bir Hastalıktır
Haci Ahmet Ünlü

Gıybet Çok Tehlikeli Bir Hastalıktır

Bizleri tüm Rasûllerin ortak dini olan ve Allahın huzurunda ondan başka bir dinin kabul edilmeyeceği İslama hidayet eden Allaha sonsuz hamd olsun. Salât ve selam İslam dininin mihenk taşı ve son halkası olan Muhammed Mustafaya onun pak ailesine ve ashabının üzerine olsun.Kim iyilik yaparak kendini Allaha teslim ederse şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allaha varır.
 
Kişi gıybet yapmakla ne bir övgüye mazhar olur, ne liderliğe yükselebilir, ne de yiyecek, giyecek ve mal gibi dünyalık şeylere ulaşabilir. Akıl sahibi kişilerin yanında zararda, genelin gözünde düşük, emanet sahibi kişilerin yanında hain, cahillerin gözünde ise rezil biridir. Böylesi bir kişiye de ancak onun gibi olan birisi tahammül edebilir. Hem dünya, hem de ahirette onun kadar zararda olanını, onun kadar az faydalanını, onun kadar cahilliğini ortaya serenini, onun kadar çok vebal altında olanını görmüş değilim. Takva sahibi kişiler ondan nefret eder, fasıklar kendisinden sakındırır, akıl sahipleri de ondan uzak durur.

Gıybet, üç boyutu içinde barındıran bir isimdir ki, dördüncü boyutu en tehlikeli boyutudur.

Birincisi, kalbinde başkasının kusurlarını görmen, ama bayağı korkulardan dolayı bunu dile getirmemendir.

İkincisi, bu kusurları dile getirmen, ancak hakkında konuştuğun kişinin adını zikretmemendir.

Üçüncüsü, kalbinde bu kusurları görüp affetmen, ama yine de dile getirmemendir.

Kişinin kusurlarını söylerken onun adını da zikretmen açıkça gıybete girmektir ki böylesi bir şeyi kişi ne kendi kendine, ne de meclis arkadaşları arasında asla dile getirmemelidir. Kişi bunları adet haline getirdiği zaman bunun bir üstü olan iftira seviyesine çıkar ve artık olmamış şeyleri de olmuş gibi anlatmaya başlar. Bu şekilde de hem iftiracı, hem gıybetçi, hem dedikoducu, hem yalancı, hem de isyancı birisi olur çıkar ve bu zikredilen şeylerden birini yapmaktan artık çekinmez hale gelir. Bütün bunlar da kesin bilgiyi (yakini) yok edip şüpheyi getirecek şeylerdir.

Bilmelisin ki gıybetin çıkış noktası kişinin kendini kusursuz görmesi ve kendi kendine çok güvenmesidir. Zira kişide sende olmayan bir şeyi gördüğün veya sende olan bir şeyin benzerini onda görmediğin içindir ki gıybetini yaparsın. Birinin gıybetini yapıyorsan bu, gıybetini yaptığın kişinin kusurlarından daha fazla kusurları kendinde taşıdığın içindir. Kendi kusurlarının çokluğunu belki bilmiyorsundur veya belki de biliyorsundur. Bu kusurlarına rağmen yapacağın gıybeti ancak senin gibi olan birisi hoş görüp onaylar. Gıybetini yapıp değerini düşürmek isteğin kişinin kusurlarında daha fazla kusurlara sahip olduğunu bilseydin, başkasının gıybeti yapmaktan uzak durur, sendeki kusurlar dururken başkasını kusurlarından dolayı ayıplamaktan utanırdın. Ancak sendeki kusurları biliyorsan ve bu kusurlarda ısrar ediyorsan o zaman suçun başkaların suçundan daha büyük demektir. Yapacağın gıybeti onaylayıp bu konuda sana yardımda bulunan kişi de, kendi kusurlarını görmede kalp gözü, senin kalp gözünden daha kör olan birisidir. Öyle olmasa idi bu şeylerin onun önünde zikretme cüretini göstermezdin.

Büyük belalardan nasıl sakınıyorsan, gıybetten de aynı şekilde sakın! Zira gıybet kişinin kalbine yerleştiğinde ve kişi böylesi bir şeyin kalbine yerleşmesine rıza gösterdiğinde gıybet kalpte diğer kardeşleri için de yer açacaktır. Gıybetin kardeşleri de dedikodu, zulüm, kötü zan, iftira ve yalandır.

Gıybetten sakın! Zira gıybet, kendisini yapan kişiyi dünyada mahcup, ahirette rezil duruma düşürür. Yüce Allah’ın Kitab’ında da gıybet haramdır.

Gıybet yapan kişi yalan da söyler, iftirada atar. Çünkü bu ikisi, imandan uzak şeylerdir. Yüce Allah da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin diliyle müminin malını, canını ve hakkında kötü bir zannı başka bir mümine haram kılmıştır.

Haram kılınan kötü zan da dile getirilmeyen ve kalpte olan kötü zandır. Artık kişi kendi kusurlarını bırakıp başkasının kusurlarına yönelik kalbinde kötü bir zan taşıması ve bunu dile getirmesi durumunda vebal ne kadar olur? Böylesi bir durumda kişi kendi kusurlarına razı olmuş demektir. Nefsin, başkasının kusurlarına yönelik bir harekette bulunacaksa bu hareketi önce kendi kusurlarına yönelt. Zira ihlaslı olan hangi âlime gidip nereye yerleşmen, nerede oturman gerektiğini sorsan, sana: “Her nerede olursan ol Allah’a karşı takva içinde ol ve başkalarıyla uğraşma, kendine bak!” diyecektir.

  • Hucurât Sûresi 12

“Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.”

  • İsrâ Sûresi 36

“Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi, yaptıklarından sorumludur.”

  • Kaf Sûresi 18

İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.

  • Kasas Sûresi 55

“Onlar boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler.

  • Mü’minûn Sûresi 3

Mü’minler, boş ve faydasız şeylerden yüz çevirirler.”

  • İsrâ Sûresi 36

Kulak, göz ve gönül, bunların hepsi sorumludur.”

  •  En’âm Sûresi 68

“Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.”

  • Yûsuf Sûresi 31

“Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf’a, “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yûsuf’u görünce onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. “Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir” dediler.”

 
Allâh’ım, ümmet-i Muhammed’in hâlini ıslâh eyle! Allâh’ım, ümmeti Muhammed’in sıkıntılarını gider! Allâh’ım, ümmet-i Muhammed’e rahmet eyle (AMİN)

 

اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ رَحْمَةً عَامَّةً

«Allah’ım Ümmet-i Muhammed’ Umûmi Bir Rahmet İle Merhamet Eyle

 (Ali el-Müttakî,no: 3212, 3702)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağız Kokusuna 10 Doğal Çözüm
Ağız Kokusuna 10 Doğal Çözüm
AK Parti Gaziosmanpaşa, Dünya Çocuk Kitap Okuma Günü’nü kutladı.
AK Parti Gaziosmanpaşa, Dünya Çocuk Kitap Okuma Günü’nü kutladı.