Advert
Advert
Advert
ALLAH İçin Ve O’nun Yolunda Sevmek
Haci Ahmet Ünlü

ALLAH İçin Ve O’nun Yolunda Sevmek

Hamd Alemlerin Rabbi Olan  ALLAH ’a Mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür.
 
Şehid Şeyh-ül İslam İbn-i Teymiyye Rahimahullah  (ALLAH Subhânehû Ve Teâla Rahmet Etsin) şöyle diyor.
İman ehlinin sevgilerinin aslı Allah'ı sevmektir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever. Allah'ın sevdiğini seveni Allah da sever. Sevilenin sevdiği Allah için sevilendir. Allah bunu sever. Kim Allah'ı severse, Allah da onu sever. Allah'ı seveni de sever.” (Külliyat c:9, “Kişi Sevdiği İle Beraberdir” hadisinin şerhi)

Şehid İbn-i Kayyım El-Cevziyye
 (ALLAH Subhânehû Ve Teâla Rahmet Etsin)
sevgi çeşitlerinden şu şekilde bahseder:
“Dört çeşit sevgi vardır ve bunları birbirinden ayırt etmek gerekir. Doğru yoldan sapanlar ancak bunları birbirinden ayırt etmediklerinden sapmışlardır:
1- Allah sevgisi: Allah'ın azabından kurtulmak ve ödülünü kazanmak için bu tek başına yeterli değildir. Çünkü müşrikler, Hıristiyanlar, Yahudiler ve başkaları da Allah'ı severler.
2- Allah'ın sevdiklerini sevmek: Kişiyi İslâm'a sokan ve ondan çıkartan bu sevgidir. Allah'ın en sevdiği insanlar bu sevgide en düzgün ve en çok olanlardır.
3- Allah için ve O’nun yolunda sevmek: Bu Allah'ın sevdiklerini sevmenin gereklerindendir. Allah'ın sevdiklerini sevmek ancak O'nun yolunda ve O’nun için sevmekle olur.
4- Allah'la birlikte sevgi: Bu da şirksi sevgisidir. Allah için olmaksızın Allah'la birlikte bir başka şeyi seven kişi Allah'tan gayri bir ortak edinmiştir. Bu, müşriklerin sevgisidir.
Bir de beşinci tür bir sevgi var ki, o da şimdi konumuz değil. O da doğal sevgidir. Doğal sevgi insanın, tabiata uyan şeye meyletmesidir. Susuzun suyu, aç kimsenin yemeği sevmesi, uyku, eş ve çocuk sevgisi bu türden sevgiye örnektir. Bu, Allah’ı zikretmekten oyalamadığı, O’nun (c.c.) sevgisinden alıkoymadığı sürece yerilmez, aksi takdirde yerilir. Nitekim Yüce ALLAH Subhânehû Ve Teâla şöyle buyurur:
“Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın" 
(Münafîkûn Suresi Ayet  9)
“Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverişin Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoymadığı erkekler.
 (Nûr Suresi Ayet 37)

ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’nın sevdiklerini sevmek” başlığına en güzel örnek hiç şüphesiz; Allah’ın sadece kendisinden razı olduğu İslam’ın kendisidir. Bundan sonra o kimse Allah’ın diğer razı olacağı amelleri yaparak O’nu sevdiğini gösterip; O’nu razı etmenin yollarına bakar. Kişi ilk olarak Allah’ı sevdiğini İslamiyet’i benimseyerek gösterebilir. Dolayısı ile Allah’ta bu kişiden razı olup onu sevecektir. Çünkü şurası kesin bir şekilde bilinen bir gerçektir ki“Allah katında geçerli din İslam’dır.” 
(Â-li İmran Suresi Ayet 19) buyrulmaktadır. Bu ifade öyle genel bir ifadedir ki; hem fiil olarak ve hem de fail olarak Allah’ın sevdiklerini sevmeyi kapsamaktadır. Bu da Allah’a olan sevginin, velânın, muhabbetin ve teslimiyetin göstergesidir.

Kâfirlerde, ALLAH Subhânehû Ve Teâla sevgisi o kadar azdır ki, bundan dolayı iman etme gibi bir temayülleri söz konusu olmamaktadır. Çünkü bu “sevgisizlik” ya da “sözde sevgi” onların dünya hayatını ahirete tercih etmelerine sebep olmaktadır. Dünya hayatına ve çekiciliğine ve yahut rahatlığına kendini kaptıran kimse için ahiret hayatında hayırlara vesile olacak iman etme yolları tıkanmıştır. Bunu kendi heva ve hevesi ile kendisi yapmıştır. Çünkü Rabbini seven kimse bu geçici olan dünya nimetleri ne kadar çok olursa olsun, kendisi için hayır olacak olan saadet yurdu için terk eder. Burada belirtmek isterim ki, terk etmesi gereken şeyler hiç kuşkusuz kendisinin iman etmesini engelleyen unsurlardır. Eğer terk edemiyorsa kendi hidayetinin önünü kendisi tıkamış olacak ve ahiretini hüsrana uğratacaktır.

İşte kişilerin iman etmesini engelleyen en büyük faktör geçici olan dünya hayatını Allah sevgisinden, Allah rızasından üstün görmeleridir, tercih etmeye sebep görmeleridir.
ALLAH Subhânehû Ve Teâla  şöyle buyuruyor:
“Onlar ki, dünya hayatını âhirete tercih ederler, insanları Allah yolundan alıkoyarlar ve bu yolu eğri göstermeye yeltenirler. İşte onlar koyu bir sapıklık içindedirler.
 (İbrahim Suresi Ayet  3)
“Fakat siz şu dünya hayatını üstün tutuyorsunuz. Oysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır.” (A’la: 16-17)
 

Rasulullah (sas) şöyle buyurmaktadır:
“Kimde şu üç şey bulunursa imanın tatlılığını tatmış olur:
- Allah ve Rasulu kendisine her şeyden daha sevgili olmak,
- Bir kimseyi sevmek fakat yalnız Allah için sevmek,
- Allah onu küfürden kurtardıktan sonra yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışçasına hoşlanmamak.” (Buhari, Müslim)

Küfür ve şirk hali, ateşe girmek ile eş tutulmaktadır. Çünkü küfür ve şirk üzere ölen bir kimse kesinlikle içinde ebedi kalmak üzere cehenneme gidecektir. Kâfir kimseler işte çok alçakça bir cüretle Allah’ın azap yeri olan cehenneminden korkmadığını iddia eden kimselerdir. Eğer korksa idiler yasaklarından kaçınırlardı. Ve en büyük yasak ettiği şeyin şirk olduğunu bilirler ondan daha şiddetli bir şekilde kaçarlardı.

Şehid İbn-i Kayyım El Cevziyye
 ( Rahimahullah ) “Medâricu’s Sâlikîn” adlı eserinde şöyle der:
Şeyhülislam İbn-i Teymiyye'nin de bu konuda şöyle dediğini işittim
“Övülecek olan korku seni Allah'ın yasaklarından alıkoyan korkudur.
(Rahimahullah )
ALLAH Subhânehû Ve Teâla şöyle buyuruyor:
“Eğer inkâr ederseniz bilin ki, Allah sizin imanınıza muhtaç değildir. Fakat kulları için küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkâr, diğerinin günahını çekmez. Sonra dönüşünüz Rabb’inizedir. O size, yaptıklarınızı haber verir. O, kalplerde olanı bilir.
 (Zümer Suresi Ayet  7)
“Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabb'inin rahmetini dileyen kimse inkâr eden kimse gibi olur mu? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Doğrusu ancak aklıselim sahipleri öğüt alır.”
 (Zümer Suresi Ayet 9)
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

 

اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ رَحْمَةً عَامَّةًAllah’ım Ümmet-i Muhammed’ umûmi bir rahmet ile merhamet eyle

 

 

(Ali el-Müttakî,no: 3212, 3702)Dua Eder Dua Beklerim Abilerim Ablalarım Kardeşlerim hacı ahmet ünlü

 
 
 
 
 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Saz ve Söz Ustası Muharrem Ertaş'a Vefa !
Saz ve Söz Ustası Muharrem Ertaş'a Vefa !
Esenlerli Erdem Orhan Gencebay ile Tanıştı !
Esenlerli Erdem Orhan Gencebay ile Tanıştı !