Advert
Advert
Advert
İslam Düşmanlarına Özenenler
Haci Ahmet Ünlü

İslam Düşmanlarına Özenenler

ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’ya Hamd Rasûlü’ne Salât Ve Selam Olsun

Amel konusunda dikkat edilmesi en mühim unsurlardan biridir ihlas. İhlas varsa amel var, ihlas yoksa amel yoktur. İhlas, kişinin amellerinde sadece ALLAH Subhânehû Ve Teâla'nın  rızasını kast etmesidir
 

Şehid Abdullah b. Ömer'den (r.a.)rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur

Kim kendini bir kavme benzetirse, o da onlardandır.

 Ahmed: 2/50-92, 7/142,

 Ebu Davud Libas: 4031

Şehid Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle dedi: 
"Acemlerin rumuzlu sözlerini öğrenmeyin. Bayramlarında müşriklerle birlikte kiliselerine girmeyin. Çünkü Allah'ın gazabı onların üzerine iner." (Beyhaki 'Sünenü'l-Kübra: 9/234, Abdürrezzak Musannef: 1609)
Abdullah b. Amr dedi ki: 
"Kim Acemlerin ülkesinde kalırda, onların yeni yıllarını ve mihricanlarını (bayram, festival ve galalarını) kutlayarak (bu şekilde) onlara benzer ve bu hal üzereyken ölürse, Kıyamet Gününde onlarla birlikte haşrolunur."
Dikkat edilirse Ömer (r.a.), Acemlerin bazı sözlerini öğrenmeyi ve bayramlarında kiliselerine girmeyi yasaklamıştır. Bu durumda kafir ve müşriklerin dinlerinden kaynaklanan bir takım şeyleri yapanlara ne hüküm verilmelidir? 
Onların fiillerini yaparak onlara uyum sağlamak daha büyük bir tehlike değil midir? 
Onların bayramlarına ve bir takım festivallerine katılmak ve onlar gibi hareket etmek, bayramlarına sadece seyretmek için gidenlerin durumundan daha büyük bir tehlike değil midir? 
Madem ki işledikleri ameller sebebiyle bayramlarında onlara ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'nın gazabı iniyor, amellerinin tamamında ya da bir kısmında onlara katılmak, onlarla birlikte olmak, kendini bizzat cezanın içine atmak değil midir?

Abdullah b. Amr şöyle diyor: 
"Kim, müşrik ve kafirlerin ülkelerinde kalır, yılbaşılarına, bayramlarına, festival ve galalarına katılır ve onlara benzeyerek ölürse, onlarla birlikte haşrolunur.
Bütün bu hususlar; o kimsenin kafir olduğunu, kişiyi Cehenneme götüren büyük günahlardan birini işlediğini gösterir. Lafzın zahirinden anlaşılan manaya göre, onlarla birlikte hareket, kimi durumlarda günahtır. Çünkü mubah olan birşey için cezalandırma söz konusu değildir.

Şehid Şeyh-ül  islam İbn-i Teymiyye'nin de zikrettiği gibi; günümüz müslümanlarının da daha önceki müslümanların cezalandırıldıkları gibi cezalandırılmaları söz konusudur.
Müslüman olduklarını ileri süren birçok kişi, yahudi ve hristiyanların yolunu izleyerek, cahiliye ehlinin İslam'a uymayan fiillerini yapar hale gelmişlerdir. Oysa onların kendilerini taklit ettikleri bu kimseler, Allah düşmanıdırlar. Allahu Teala, İslam şeriatiyle uzaktan yakından alakaları olmayan bu kimselere benzemeye çalıştıkları için, bunları müslümanların üzerine musallat etmiştir.
Bunlar müslümanların başına çorap örmüşler, onları felaketlere ve büyük belalara uğratmışlar, yaşlılarını aşağılamış, acizlere merhamet etmemiş ve zayıfın yanında yer almamışlardır. 

Dinlerini ifsad etmiş ve ülkelerini harabe durumuna getirmişlerdir. İşte bütün bunlar yüce ALLAH'IN (c.c.) hikmeti ve bu kimselerin zulüm ve isyanlarının cezası olarak meydana gelmiştir. 
Yardım ancak ALLAH'tan ve ancak O'na tevekkül edilip dayanılır. Allah'ın (c.c.) rahmetiyle, henüz hak yok olmamıştır. ALLAH Subhânehû Ve Teâla dinini kesinlikle üstün kılacaktır.

ALLAH Subhânehû Ve Teâla  şöyle buyuruyor
"Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Oysaki kafirler hoşlanmasalar da, ALLAH Subhânehû Ve Teâla nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez. O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da kendi dinini bütün dinlere üstün kılmak için Rasulü'nü hidayet ve hak dinle gönderendir.

(Tevbe Suresi Ayet 9/32-33)

ALLAH Subhânehû Ve Teâla  iman ehlini böylece temizlemiş, onlara isyan ettikleri takdirde başlarına nelerin geleceğini göstermiştir. Aynı zamanda, bozguncuların ve kafirlerin burunlarını da yere sunmuştur. Çünkü onlar gelecekte egemenliğin kendilerinde olacağını sanmışlar, devletin ve gücün ellerine geçeceğini iddia etmişlerdir. Oysa ALLAH Subhânehû Ve Teâla   üzerlerine iman ve İslam güneşini egemen kılarak bozguncu ve kafirleri kısa bir sürede darmadağın hale getirmiş, onları en umulmadık yerlere sürgün etmiştir.
Şehid İbn-i Kayyım El-Cevziyye diyor ki
"ALLAH Subhânehû Ve Teâla başka zamanlarda da dinine 
Kitabına ve Rasulüne yardımcıdır. 
Ancak bu kendi hizbinin 
Öteki hiziple karşılıklı savaşıyladır. 
Çünkü bu, iki farklı cemaat karşılaştığında 
O'nun hikmetidir. "
Yine şöyle der: 
"Hak muzafferdir,
Sakın şaşırma, bu Rahman'ın sünnetidir. 
Bu sayede O'nun hizbi ötekine üstün gelir. 
Bunun için insanlar iki taife olarak gelir.

ALLAH Subhânehû Ve Teâla  şöyle buyuruyor:
"Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur.

 (En'am Suresi Ayet 6/159)

Şirk veya cahiliyede put, işret ve meyhane meclislerinde söylenen kötü sözler ya da şarkı ve türkü sözleri olduğu şeklindeki görüşleriyle çelişmez. Çünkü selef, bu tabirlere kişilerin ihtiyaç duydukları meselelere göre adlar vererek, o şey hakkında uyarıda bulunmuşlardır.
Müşriklere ait bayram ve festivallerde hem şüphe hem de şehvet yatmaktadır. Oysa bunlar dinde olmayan, batıl şeylerdir. İlk anda hoş ve tatlı gözükseler de acı ve üzüntü ile sonuçlanırlar. Bu da yukarıda yorumu yapılan "zur"un kendisi, yani; şirk, şehvet ve yalandır. Bu gibi yerlerde bulunarak yapılanlara şehadette bulunmak, dinlemek, bunları yapmak gibi sakıncalıdır. Dikkat edilirse ALLAH Subhânehû Ve Teâla  insanların böyle yerlerde bulunup bu gibi şeyleri görmelerini istememekte ve bunları terk edenleri övmektedir. Gerçek anlamda orada bulunmak o şeyi görmekle veya onu dinlemekle olur. Bir de bunları eyleme dönüştürmek vardır ki, bu sadece dinlemek veya görmek gibi olmayıp, şirktir. Bütün bunları yapmak kişinin müşriklerle uyumluluğunu artırır. Halbuki bu istenmeyen bir durumdur.
Şurası iyice bilinmelidir ki kafirlerle uyum içinde olmak çirkinlik ve rezaletle sonuçlanır. Onlarla beraber olanların huy ve tabiatları giderek onlara uyum sağlamaya başlar. İşte şeriatin bu gibi şeyleri daha baştan yasaklaması, ileride doğabilecek büyük tehlikeleri önlemek içindir.
Bugün, her konuda kafirlere benzerlik sergilenmektedir. Bu ise kişinin neredeyse tamamen İslam'dan çıkmasına sebep olmaktadır. Çünkü müşriklere ait herhangi bir fiil ya da adetin uygulanması, kişiyi küfre veya isyana ya da aynı anda hem küfre hem de isyana götürür.
Bu anlatılanlar, müşrik ve kafirlere benzemeyi yasaklayan delillerden sadece birkaçıdır. Kafirlerden uzak durmak konusunda ALLAH  Subhânehû Ve Teâla 'nın istediği titizliği gösteren kimselere ALLAH Subhânehû Ve Teâla Rahmetiyle Muamele Etsin inşaALLAH  Allahumme Âmin  

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

(EN’AM SURESİ /AYET 79)

Bismillahirrahmanirrahim
Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim.”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul’u çıkarttığımız zaman Türkiye yüzde 35 fakirler
İstanbul’u çıkarttığımız zaman Türkiye yüzde 35 fakirler
Başakşehir AGD’den Çanakkale Mesajı
Başakşehir AGD’den Çanakkale Mesajı