Advert
Advert
Advert
Tam Manada İman Etmek
Haci Ahmet Ünlü

Tam Manada İman Etmek

Bizleri tüm Rasûllerin ortak dini olan ve ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’nın huzurunda ondan başka bir dinin kabul edilmeyeceği İslam’a hidayet eden ALLAH Subhânehû Ve Teâla'ya sonsuz hamd olsun. 

Kim iyilik yaparak kendini ALLAH Subhânehû Ve Teâla `ya teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur.
 
Salih amel ve ibadetler imanın kalbte yerleşmesiyle başlayan bir hareket, imanın bir meyvesidir, ancak kalpte imanı besleyen de bunlardır. İyilik yapmak, ibadet etmek insana huzur verir, iç dünyasındaki sıkıntıları yok eder, bunalıma düşmesini engeller. Ayrıca salih ameller insanı kötülük yapmaktan, hatta kötü işlerin içine düşmekten korur. Nitekim ALLAH Subhânehû Ve Teâla  "Şüphesiz ki namaz fuhşiyat ve münkerattan alıkor.
 (Ankebut Suresi Ayet 29/45) buyurmuştur.
 
ALLAH Subhânehû Ve Teâla Sevgisi, Tevhid İnancının Temellerinden Birisidir.
 ALLAH Subhânehû Ve Teâla'ya olan inanç ve sevgi bir Müslüman’ın en güçlü duygusudur.
 Kur’an-ı Kerim’de de ALLAH Subhânehû Ve Teâla  sevgisi 
 
İnsanlar arasında ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’yı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’yı severcesine severler. Mü’minlerin ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’ya olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’nın olduğunu ve ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’nın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi.

                                                                                Bakara Suresi  Ayet 165 

ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v.) O’nun Rasûlü olduğuna şehadet etmek, namazı beş vakit kılmak, Kur’an-ı Kerim’in emrettiği farzları yerine getirmek İslam’ın gerekliliklerindendir.

ALLAH Subhânehû Ve Teâla kitaplarına, meleklerine, peygamberlerine, kadere ve ahiret gününe inanmak İmanın gerekliliklerindendir. 

ALLAH Subhânehû Ve Teâla kalpten ibadet etmek ve O’nun her an seni gözettiğini bilerek hareket etmek ise İhsandır.

İşte bu İslam, İman ve İhsan birbirinden ayrılamaz, birbirlerinden ayrı ve bağımsız düşünülemez. Tüm bunları layıkıyla bir arada yaşayabilmek için de ALLAH Subhânehû Ve Teâla  ve O’nun Rasulünü her şeyden çok sevmek, sevdiğin her şeyi ve herkesi önce ALLAH Subhânehû Ve Teâla  için sevmek, imandan dönmeyi cehennem azabı olarak görmek ve bu bilinç içerisinde yaşamak gerekir.

“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz (den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.”

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: 

Üç şey kimde bulunursa imanın tadını bulur: 

1. Allah ve Resûlünü başka her şeyden çok sevmek, 

2. Sevdiği kişiyi yalnızca Allah için sevmek, 

3. İnkârcılığa dönmeyi, ateşe atılmak kadar kötü görmek.
 
"İmanın tadı" ifadesi ile Buhârî, imanın tadının imanın neticelerinden olduğunu belirtmek istemiştir. Önceki bölümde Hz. Peygamber'i sallallâhu aleyhi ve sellemsevmenin imandan olduğunu belirttikten sonra, imanın tadına nasıl varılabileceğini  ifade etmiştir. 
 
Allah ve Resûlü'nü Her Şeyden Daha Çok Sevmek 

Beyzâvî şöyle demiştir: Buradaki sevgiden kasıt, akl-ı selîmin tercih etmeyi gerektirdiği şeyi, nefsin arzusuna aykırı olsa bile, tercih etmek şeklindeki aklî sevgidir. Nitekim hasta, doğası gereği ilaçtan hoşlanmaz, nefret eder. Ancak aklı gereği ilaca meyleder ve onu alır. Kişi, kanun koyucu olan Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeyde kesin olarak dünyada iyilik, ahirette kurtuluş olduğunu bildiğinde akıl bu yönü tercih etmeyi gerektirir. Kişi O'nun emrine itaat eder, arzu Ve isteklerini O'na tâbî kılar. Bundan aklî olarak lezzet duyar. Çünkü aklî lanet duymak, olgunluk ve iyiliği mahiyeti itibarıyla idrak etmektir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu duruma "tat" adını vermiştir. Çünkü, somut lezzetlerin en güçlüsü budur. 
 
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşîretiniz (soy ve sopunuz), elinize geçirdiğiniz mallar, durgunluğa uğramasından korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler size Allah'tan, Resûlü'nden ve O'nun yolundaki cihâddan daha sevimli ise, o halde Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun. Allah fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez.
(et-Tevbe.  Suresi Ayet 9/24.) 
 
Farz olan sevgi, Allah'ın emirlerine uymaya, yasaklarından sakınmaya, kaderine razı olmaya yönlendiren sevgidir. 
 
Enes bin Malik radiyallâhu anh’dan, dedi ki: “Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: (Kul) imanın tadını ancak, sevdiğini yalnız Allah için sevdiği, -Allah kendisini (küfürden) kurtardıktan sonra- küfre dönmekense ateşe atılmayı daha çok istediği, Allah ve Rasulüne olan sevgisi onların dışındakilere sevgisinden daha üstün olduğu zaman alabilir.
Çünkü ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’nın ve Rasûlünün gerçek anlamda sevilmesi ve Allah ve Rasûlünü sevmekle birlikte küfre dönmekten tiksinmek, ancak iman ile yakini güçlenmiş, onunla nefsi huzura kavuşmuş, kalbini genişleterek ona açılmış, etine kanına karışmış kimse için ancak sözkonusu olabilir. İşte onun tadını alabilen kişi budur. Allah için sevmek de, ALLAH Subhânehû Ve Teâla  sevmenin meyvelerindendir. Kimisi de şöyle demiştir: Muhabbet, kalbin yüce Rabbin razı olduğuna uygun düşmesidir. Onun sevdiğini sever, hoşlanmadığından o da hoşlanmaz. Bu hususta söz söylemiş olanların ibareleri farklı olmakla birlikte aralarında lafız dışında bir ayrılık yoktur. Özetle söyleyecek olursak muhabbetin esası sevenin uygun bulduğu şeylere eğilim göstermek, onlara meyletmektir. Diğer taraftan eğilim göstermek bazen insanın kendisinin zevk alıp, güzel bulduğu şeylere doğru olabilir. Suretin, sesin, yemeğin ve benzeri şeylerin güzelliklerine eğilimli olmak buna örnektir. Bazen de kul gizli anlamlar dolayısıyla aklıyla ondan zevk alır. Salihleri, âlimleri ve fazilet ehli kimseleri kayıtsız ve şartsız olarak sevmek gibi. Kişinin bu eğilimi bazı hallerde kendisine iyilikte bulunması, ona gelebilecek zararları ve hoşuna gitmeyecek şeyleri ondan uzaklaştırmış olması sebebiyle de olabilir. İşte kişiyi sevmeyi gerektiren bütün bu hususlar Nebi (sallaüâhu aleyhi ve sellem)’de vardır çünkü o hem dış, hem iç güzelliğini bir arada taşıdığı gibi, heybet duymayı gerektiren hasletleri ve çeşitli faziletleri kemal derecesinde kendisinde toplamış, Müslümanları dosdoğru yola iletmek, nimetlerin devamına, cehennemden uzaklaştırılmalarına vesile olmak suretiyle de bütün Müslümanlara iyilikte bulunmuştur. Bazıları da bu hususların yüce ALLAH Subhânehû Ve Teâla hakkında da tasavvur edileceğine işaret etmiştir çünkü hayrın tamamı şanı yüce Allah’tandır. Malik ve başkaları der ki: Allah için sevmek İslam’ın gereklerindendir. -Kadı Iyaz (Rahimehullah)’ın sözleri burada sona ermektedir.
 
Şehid Şeyh'ul İslam İbn-i Teymiyye (Rahimehullah) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Alim cahili tanır çünkü o da (bir zamanlar) cahildi. Cahil ise alimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman alim olmadı." 
(Şehid Şeyh'ul İslam Ibn-i Teymiyye, Mecmu'ul Fetava, 13/235)
 
Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah’ın kulları kardeşler olunuz.  _ Hadis-i Şerif _
 
Hz.İbni şihab r.a.) Ramuz El-Hadis s.236

Ey insanlar dikkat ediniz Rabbiniz tektir. Arabın, Arab olmayana, Arab olmayanın Arab’a, siyahın kırmızıya, kırmızının siyaha, takvadan öte, hiçbir üstünlüğü yoktur. şüphesiz ALLAH Subhânehû Ve Teala katında en üstününüz, ALLAH Subhânehû Ve Teala’dan en çok korkanınızdır.
 
اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ رَحْمَةً عَامَّةً

Allah’ım Ümmet-i Muhammed’ Umûmi Bir Rahmet İle Merhamet Eyle

(Ali el-Müttakî,no: 3212, 3702)Dua Eder Dua Beklerim Abilerim Ablalarım Kardeşlerim Hacı Ahmet Ünlü

 
 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gaziosmanpaşa’da Çevre Elçisi Öğrenciler Doğayı Korumak İçin Bez Çanta Dağıttı
Gaziosmanpaşa’da Çevre Elçisi Öğrenciler Doğayı Korumak İçin Bez Çanta Dağıttı
Halkoyunlarının Geleceği Sarıyer'de Konuşuldu
Halkoyunlarının Geleceği Sarıyer'de Konuşuldu