en iyi bahis siteleri bahis siteleri casino siteleri kaçak iddaa kaçak iddaa bahis siteleri canlı bahis siteleri bahis siteleri Haci Ahmet Ünlü Samimî Genç Kardeşlerim
Advert
Advert

istanbul escort

istanbul escort

ankara nakliyat

escort istanbul

Samimî Genç Kardeşlerim
Haci Ahmet Ünlü

Samimî Genç Kardeşlerim

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selam O’nun Nebisine, pak âline, ashabına ve etbaının üzerine olsun.

Sevginin ispatı ittibadır. Seviyorum demekle sevgi ispat edilmez. Sevgi, insanın hevasına ve nefsinin isteklerine değil, sevgiliye tabi olmaktır.

 

Genç Kardeşim

ALLAH Subhânehû Ve Teâla Rasûlü’nü sevmenin yolu, onu seven ve insanlara onu anlatan, ona sallallahu aleyhi ve sellem varis olanları sevmekten geçer. Sahabe sadece onu sevmemişti, ondan sonra Ebu Bekir’i, Ömer’i ve onun arkadaşı olup onu hatırlatan herkesi sevmişti. Bugün Allah’a adanmak istiyorsan, onu sevenlerin ve sana onu anlatan, seni ona çağıranların yanında saf tut. Onları sev… Onları herhangi bir sebepten değil, Allah Rasûlü’nü sallallahu aleyhi ve sellem sana hatırlattıkları ve gençliğini onun dinine hizmetle şereflendirme fırsatı sundukları için sev.

 

 

Aksi Halde

Sen de elbiseyi, kadını, arabayı, müziği sevenlerden olursun. Beğenilmeyi, gülmeyi, konuşunca insanlar tarafından dinlenilmeyi… Sevilmeyecek ne kadar geçici ve sana pişmanlık olacak şey varsa, onu severek gençliğini heba edersin.

 
ALLAH Subhânehû Ve Teâla'nın birliği tevhîd inancının kendisidir. Varlıklar âleminde onun hakikatinden başka bir hakikat olmadığı gibi, onun varlığından başka gerçek varlık da yoktur. Diğer bütün varlıklar varlıklarını Allah-tan alırlar, hakikatlerini Allah'ın hakikatinden alırlar. Varlıklar âleminde o ilâhi varlıktan başka hakikat yoktur. Bir kalp, bu hakikatin dışındaki bağlantıları ve bu hakikatin dışındaki şeylerin duygusunu ortadan kal-dırırsa, her türlü bağımlılıktan kurtulur, bütün menfi bağlarını koparır ve birçok esaretin aslı olan ihtiraslardan uzaklaşır.

Varlıklar âleminde Allah'ın hakikatinden başka bir şeyi görmeyen bu düşünce zihinlerde ve gönüllerde yer edince ondan kaynaklanan diğer varlıklarla ilgili birçok gerçekleri de görebilir. Bu mertebe öyle bir mertebedir ki orada kalp gördüğü her şeyde ALLAH Subhânehû Ve Teâla'nın kudretini fark eder. Bunun da ötesinde öyle bir mertebe vardır ki orada kişi kâinatta Allah'tan başka ezelî hiçbir şey göremez. Çünkü orada ALLAH Subhânehû Ve Teâla'nın hakikatinden başka hiçbir ezelî hakikat görülmez. Bu etmesiyle birlikte sebeplerin etkinliği fikri de ortadan kalkar. Her şey, her olay ve her hareket, doğduğu ilk sebebe havale edilir, onun etkisi altında bulunduğu kabul edilir. 

İşte Kur'an-ı Kerîm, imana dayalı tev-hîd düşüncesini yerleştirirken buna çok önem verir. Bunun için zâhirî sebepleri bir kenara koyup bütün işleri doğrudan Allah'ın iradesine bağlar. Bu zâhiri sebeplerin hepsini kenara atıp meseleyi yalnız Allah'ın iradesine havale etmek kalbe bir huzur verir.

İslâm insanların bu yola gitmelerini ister. Ancak hayatın bütün özelliklerini taşıyarak beşer hayatının bütün zorunluluklarını yerine getirmelerini, Allah'ın yeryüzündeki halifesi oluşlarının bütün gereklerini ifâ etmelerini ve bununla beraber Allah Teâlâ'dan başka bir hakikat bulunmadığını, onun mevcudiyetinden başka ezelî bir mevcudiyet olmadığını, onun faaliyetinden başka bir faaliyet bulunmadığını ve ondan başka gidilecek bir yol olmadığını bilip kavramalarını ister.
O Allah’tır, Ehad’dır. İşte Rasulullah efendimize sorulan suallerin cevabı. O Allah’tır, Ehad’dır. Yani benim Rabbim sizin İlâhlarınıza eklenecek yeni bir İlâh değildir, Allah’tır.
Bugün de öyle diyor müşrikler. “Efendim tamam Allah büyüktür, Allah yücedir. Ama Allah hayata karışmamalıdır. Din mukaddes bir kurumdur ama dini siyasete alet etmemek lâzımdır. Dini hayata karıştırmamak lâzımdır. Din bir vicdan işidir. Dinin hayatta etkinliği olmamalıdır. İşlerimizi dine dayandıramayız. Bizler kendi hayatımızı kendimiz belirlemeliyiz. Yasalarımızı kendimiz yapmalıyız. Veya işte bugün bizim hayatımızı belirleyecek uzmanlarımız, büyüklerimiz düşünürlerimiz, siyasîlerimiz vardır. Yani tüm bu konularda Allah’ın ortakları vardır.
Evet bütün bunlar Allah’ın yarattığı varlıklardır ama işte bu konuda bize yetkiler vermiş, kendisinin işleri çok yoğun olduğundan dolayı bizim işlerimizi, ekonomik, beşerî, sosyal işlerimizi bize bırakmıştır. İşte biz de bu işlerimizi kendi tanrılarımıza döndüreceğiz diyerek Allahu Teâlâ’ya ortaklar bulmaya çalışıyorlar.

 ALLAH korusun da gerek günümüz müşriklerinin bu sapık iddiaları, gerekse o günkü müşriklerin putları aracı olarak kabul etmeleri, bunlarsız Allah’a yaklaşamayız, bunlarsız Allah’ın rızasını kazanmamız mümkün değildir iddiaları, Allah’a akıl vermedir, Allah’a yol göstermedir. Ya Rabbi biz böyle münasip gördük, böyle uygun bulduk, sen bunu böyle kabul et demektir ve Allah’a en büyük iftiradır bu.Öyleyse bugün bizler de hem Allah’a inandığımızı iddia edip hem de hayatımızın bazı bölümlerinde Allah’tan başka Rabler, Allah’tan başka efendiler bulup, onları dinler, onları hayatımızda söz sahibi kabul edersek biz de aynı duruma düşmüş oluruz. O halde biz Allah inancımızı ve Allah’a kulluğumuzu ancak Allah’ın belirlediği biçimde icra etmek zorundayız. Allah kitabında kendini bize nasıl tanıtmışsa, kendisine nasıl inanmamızı, nasıl kulluk yapmamızı istemişse o şekilde inanmak ve kulluk yapmak zorundayız. Kendiliğimizden buna ilâveler ya da çıkarmalar yapar, kendi anlayışımıza göre bir kulluk anlayışı geliştirirsek bu bâtıldır. 

Meselâ Allah’a sormadan kendiliğimizden üzerimize bir elbise giyer ve işte bu senin razı olacağın bir elbisedir ya Rabbi, dersek, ya da işte biz bunu münasip gördük, sen de bundan razı ol. Ya da bizim beğenip razı olduğumuzdan sen de razı olmak zorundasın dersek Allah korusun bu Allah’a akıl vermektir ve bâtıldır. 

Veya kendiliğimizden bir hukuk, bir eğitim sistemi, bir kazanma, harcama modeli, bir miras hukuku belirler ve, “ya Rabbi biz bunu münasip gördük, sen de münasip görmek zorundasın” dersek bu Allah’a en büyük iftiradır. 

Ya Rabbi bizim ev, ticaret, meslek anlayışımız, mala bakışımız, tahsil anlayışımız budur. Biz düşündük, taşındık böyle münasip gördük, sen de bunu böylece kabul et! Zaten başka çaren yok, bizim keyfimize göre kabul etmek de zorundasın” demek hâşâ küfürdür, şirktir ve bidattir. Allah’a akıl vermektir, Allah’a yol göstermektir. Öyle değil mi? Madem ki iş böyle olacaktı, madem ki bizim münasip gördü-ğümüzü Allah da münasip görecekti, madem ki Allah bizim keyfimize tabi olacaktı da öyleyse niye geldi peygamber? Niçin geldi Kur’an? Ne gerek vardı bunlara? Şimdi düşünelim, peygamberin ve Kur’an’ın bizim hayatımızda fonksiyonu nedir? Çoğumuz Kitap ve Sünneti rehber değil merkep kabul ediyoruz. Zira gideceğimiz yere bizi rehber de götürür, merkep de götürür. Ama birisine teslim olunur öyle götürür, öbürü teslim alınır öyle götürür. Rehbere teslim olunur istediği gibi bizi hedefe götürür, merkep de götürür ama o teslim alınır, kendi istediği gibi, kendi istediği yere değil de bizim istediğimiz gibi ve bizim istediğimiz yere götürür. Arada fark vardır. 

Eğer biz Kur’an ve Sünnete teslim olduysak, onları merkep değil de rehber kabul ettiysek, o zaman niye onlara göre değil de kendimize göre bir kulluk ihdas edip, sonra da biz böylece münasip gördük, sen de bunu böylece kabul et diyoruz?
 ALLAH Subhânehû Ve Teâla ’nın benzeri hiçbir şey yoktur. Allah’ın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde benzeri yoktur. Zâtı , sıfatları ve fiilleri konusunda hiçbir şey Allah gibi değildir. Âyet-i kerîmedeki misl kelimesinden anlıyoruz ki, Allah’ın değil aynısını düşünmek, benzeri bile yoktur olacaktır mana. Zâtı  konusunda bu böyle olduğu gibi, sıfatları konusunda da böyledir. O’nun sıfatlarına sahip hiç kimse yoktur. Fiilleri konusunda da O’na benzer olamaz. Yani O’nun yaptıklarını yapacak yoktur. O’na ait olan isimleri, O’na ait olan sıfat ve fiilleri O’ndan başkalarına yüklemek kesinlikle şirktir.

  Rabbim bizleri tüm şirk anlayışlarından korusun. Bu sûre de burada sona erdi. Rabbim gereği gibi inanıp amel eden kullarından eylesin. Velhamdü lillahi Rabbi’l âlamîn.
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Copyright 2019 Sultangaziajans.Com Tüm hakları saklıdır.
Sistem :
Haber Yazılımı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gaziosmanpaşa Şehir Stadyumu Göz Kamaştıracak
Gaziosmanpaşa Şehir Stadyumu Göz Kamaştıracak
Gebelikte ayaklar neden şişer?
Gebelikte ayaklar neden şişer?