Advert
Advert
Advert
Allah’a Hamd, Rasûlü’ne Salat Ve Selam Olsun.
Haci Ahmet Ünlü

Allah’a Hamd, Rasûlü’ne Salat Ve Selam Olsun.

Es-Selamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu,

“Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.”  (16/Nahl, 112)

Ukbe b. Âmir (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.):

"Ümmetimin helâkı, Kitab ve süt sebebiyle olacaktır." buyurdu.

Sahabe:

- Ya Rasulallah, Kitab ve sütten maksat nedir? diye sordular

Rasulullah (s.a.s.)

"Kur'ân'ı öğrenip Allah'ın indirdiği şekilden farklı bir mânâ verirler ve süte olan sevgilerinden dolayı (daha fazla süt elde etmek için) cemaatle namazı ve cumayı terk ederek çöle çıkarlar." buyurdu.

Rasulullah Muhammed (s.a.s.)în Ümmeti…"İnsanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmet!.." "İnsanlara şahid kılınmış vasat ümmet!.." "Allah tarafından seçilmiş ve müslümanlar olarak isimlendirilmiş bir ümmet!.." "Peygamberlerin ve yeryüzünün vârisleri olan şahid ümmet!.."

Kendilerine hidayet ve kurtuluş yolunu gösteren yegâne önderleri Rasulullah Muhammed (s.a.s.), nasıl davranırlarsa helâk olacaklarını da beyân buyurmuştur… Yeryüzünün halifeleri ve vârisleri olan hayırlı ümmetin helâk sebebi, Kitab ve süt olacaktır!.. Kitabı, inzâl gayesinin dışında anlayıp yorumlayacak ve böylece sapıp helâk olacaklar… Sütten dolayı da dünyevîleşecek, dünya hayatının zevki ve safasını, ebedî ahiret saadetine tercih edecek, böylece sapıp helâk olacaklar… Bu helâk oluşları, hem maddî, hem de manevî olarak gerçekleşecektir…   

Allah'ın Kitabı olan Kur'ân-ı Kerîm, Allah tarafından Cebrâil (a.s.) aracılığıyla Rasulullah (s.a.s.)'e vahyedilip indirildi… Allah Teâlâ, kendisine Kur'ân verdiği Rasulü Muhammed (s.a.s.)'e beyân buyurduğu ayetlerdeki muradının ne olduğunu da bildirmiştir… Rasulullah (s.a.s.), kendisine vahyedilen ayetlerdeki mânâyı en iyi anlayan ve en iyi uygulayan yüce şahsiyettir… Kur'ân'ı anlamak ve yaşamak isteyenler, yegâne hayat örneğimiz ve önderimiz Rasulullah (s.a.s.)'in kalî, fiilî ve takrirî Sünneteni iyi öğrenmeli, bilmeli ve idrak etmelidir… Rasulullah (s.a.s.)'in Kur'ân'ı yorumlamasını ve uygulamasını bilmeyenler, Kur'ân-ı Kerim'i  okuyarak, kendilerince yorumlayarak ve hevâlarınca uygulayarak, Kur'ân'dan yani Kur'an'ın gayesinden uzaklaşıp korkunç bir sapma ile sapıp giderler… Nitekim tarihteki örnekler, bu sapmanın apaçık şahidleridir…

Kur'ân'ı gönderen Âlemlerin Rabbi Allah Teâlâ, Onun gayesini ve ayetlerindeki muradını Rasulü Muhammed (s.a.s.)'e bildirip öğrettikten sonra onu, insanlara açıklamasını emir buyurmuştur… Rasulullah (s.a.s.), kendisine vahyedilen ayetleri insanlara tebliğ etti, hem de o hükümlerdeki Allah'ın murad ettiğini apaçık anlatıp, akletmelerini sağlayarak hidayetlerine vesile oldu…

Rabbimiz Allah, Rasulullah (s.a.s.)'in Nübüvvet ve Risâlet görevini şöyle beyan buyurdu:

"Biz, senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (Peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

(Onları) apaçık delilleri ve Kitablarla (gönderdik). Sana da Zikr'i (Kur'ân'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye."

İmam İbn Kesîr (rh.a.), bu ayet hakkında şunları kaydeder:

"Daha sonra yüce Allah: ‘İnsanlara Rabblerinden kendilerine ne indirildiğini açıklasın ve onlar da iyi düşünsünler.’  ‘Kendilerine bakıp doğruyu bulsunlar, dünya ve ahirette kurtuluşa ersinler, diye sana da Zikr'i' yani Kur'ân'ı indirdik' Çünkü sen, Allah'ın sana indirdiği buyruklarının anlamını çok iyi bilensin. Ona son derce bağlısın ve onu takib edersin. Biz de senin yaratılmışların en faziletlisi ve Âdemoğullarının efendisi olduğunu bildiğimiz için sana Kur'ân'ı indirdik. Böylelikle sen onlara, Kur'ân'ın mücmel olanını geniş geniş açıklamış, müşkil olanını da (içinden çıkmadıkları, anlamakta zorlandıkları buyrukları da) açıklayasın diye seni gönderdik."

“De ki: Ey günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Muhakkak ki Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. Öyleyse azap gelmeden önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra kimseden yardım göremezsiniz.” (39/Zümer, 53-54)

VE ‘Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul’u çıkarttığımız zaman Türkiye yüzde 35 fakirler
İstanbul’u çıkarttığımız zaman Türkiye yüzde 35 fakirler
Başakşehir AGD’den Çanakkale Mesajı
Başakşehir AGD’den Çanakkale Mesajı